Ekran Bağımlısı Çocukları Bekleyen Tehlike

0
239

Yazar: Fen Bilimleri Öğretmeni Erdem OKLAY
Çağdaş toplum kendi gerçeklerini yaratırken, bu gerçeklerin insan tabiatı ile ne denli örtüştüğü sorgulanmalıdır. Çocuklarımız artık bilgisayar başında ve tv kumandasının emri altında yetişmektedir.

Ekran bağımlılığı bizleri ve çocuklarımızı geri dönüşü çok zor bir yola sokmuştur.
Zihinsel olarak verdiği zararları uzmanlara bırakarak şöyle devam edelim. Ekran karşısında geçirilen vakitler özellikle gelişme çağındaki çocukları dış dünyadan soyutlamakta ve onun tabiat ile ilişkisini kesmektedir.

Biz yetişkinlerin çocukluğunu sokakta geçirmesi, hayatı hayatın bizatihi içinde öğrenmesi büyük bir şans olarak yanımıza kar kalmıştır.

Bizler sokakta akşam ezanı okunana kadar top oynayıp terleyerek eve gelen, annemizin binbir şikayeti arasında terimizi alsın diye sırtımıza tülbent sokuşturduğu, coccinella septumpunctata’yı ya da bilinen adıyla uğur böceğini eline alarak “uç uç uğurböceğim…” tekerlemesini söyleyen ve bu suretle böcekler alemini yakından tanıyarak öğrenen son nesil olarak kayda geçtik.

Oysa şimdinin çocukları bu tür deneyimlerden fersah fersah uzakta. Onlar uğur böceklerini misal, belki televizyonda görüyorlar ancak onlarla hiçbir temasları yok. Dahası anne ve babalar çocukları merak edip bir hayvana, böceğe dokunsa hemen kızarak ellerini çektiriyorlar. Böylece çocuk gerçek bir canlı ile olan deneyim fırsatını da kaçırmış oluyor. Anne babalar çocuğundan çok önemli bir deneyimi çalmış oluyor aslında, isteyerek veya istemeden. Ama sonuçta olan o çocuğa oluyor.

Boş vakitlerini cep telefonunu kurcalamak için harcamakta, ekran bağımlısı olmaktan kurtulamamaktadır. Örneğin birkaç yıl önce TÜİK’ten alınan veriler, ülkemizin ABD’den sonra dünyada en çok televizyon izlenen ülke olduğunu söylemektedir.
Elleri kirlenmiyor, üstü başı çamura, toza toprağa bulanmıyor ama “gerçek hayatı” deneyimleme şansını da yitirmiş oluyor. Bu yüzden işte, çevreye duyarsız nesiller yetişiyor. Adam hiç umurunda olmadan elindeki çöpü bir kenara fırlatıyor. Kaldırımlar ağzımızda üretilen sıvı maddeyle dolu. Ağaçlar kesiliyor, ormanlar yakılıyor. Belediyelerin halk için yaptığı hiçbir şey kendini bilmezler tarafından parçalanmadan sağlam kalamıyor. Üstelik insanlara da direkt olarak zarar vermeye hiç çekinmiyorlar.

Ortaöğretim öğrencileri yılda yaklaşık bin saati okulda geçirirken, bin beş yüz saatini tv ve bilgisayar başında geçirmektedir. Anlaşılacağı üzere çağımızın en ciddi tehditlerinden biri olan ekran bağımlılığı çocuklarımıza ve yetişkinlere hızla sirayet etmiştir. Ekran bağımlısı anne babaların çocuklarının da aynı hastalıktan muzdarip olmasına bu yüzden şaşırmamak gerekir.
Şimdi sorarım; çevreyle teması sıfır olan bir çocuğun başka ne yapmasını bekliyorsunuz ki?
Çocuk çevresini tanımadan, tabiatı bilmeden büyüyor. Doğal olarak tabiatın kıymetini anlayacak bir zihinsel yapıya da sahip değil. Bu yüzden tabiatı korumasını da beklemek hata olur. Yaygın görüşün aksine böyle bir bilinci, yani tabiat bilincini çocuklara okullarda kazandırmanın da çok zor olduğuna inanıyorum.

Dört duvarlı sınıf ortamında çocuğu çevreden ayırarak ve hele ki yeterli araç gereç yoksa, belli bir yaşa gelmiş çocukların tabiat sevgisini kazanmasını nasıl sağlayacaksınız? Böyle bir durumda çocuk sadece arkadaşlarıyla gülüp eğlenmeyi seçecektir. Ot, kuş, böcek ve ağaçlar yerine tahta sıralara temas eden çocuk bir süre sonra temas ettiği nesne gibi olup çıkacaktır. Çevre bilinci eksik ve çevresine saygısız bir nesil… Bu çocuklar kendilerini ifade etmede de sıkıntı yaşayacak ve bu ifadeleri buldukları en yakın nesnenin yani o tahta sıraların üzerine kazıyacaktır.

Anneler, babalar, öğretmenler…
Lütfen çocuklarımız okulda sırasını, evde duvarları veya mobilyaları çiziyor, karalıyor diye onlara kızmayın. Onlar sadece sizin onlara vermediğiniz “tabiatı deneyimleme” ve “kendilerini ifade etme” fırsatlarını bu yolla göstermeyi seçiyorlar, çünkü başka şansları yok. Ellerindeki muazzam potansiyelin belki de hiç farkına varamadan, ha var ha yok olmaya mahkum kalıyorlar. İşte çağdaş neslin son durumu budur.

Kaynak: http://blog.classloom.com/tr/ekran-bagimliligi-cocuklarda-cevre-bilincini-olduruyor/

Paylaş

Cevap Ver