3 günlük bebekken kalp ameliyatı oldu

0
206
anjiyo_bebek
anjiyo_bebek

 

Doğumsal Kalp Hastalıkları Farkındalık Haftası nedeniyle, anjiyo yöntemiyle kalp tedavisi olan ve hayatına sağlıkla devam eden 1000. hasta ve onun gibi pek çok bebek ile aileleri, Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi’nde bir araya geldi. Çocuklar, “Süper kahraman” kostümlü ekipler, özel animasyon gösterileri ve danslarla doyasıya eğlendi. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Ödemiş, anjiyo tedavisiyle hayata bağlanan minik kalplerin tanı ve tedavi süreçleri hakkında bilgi verdi.

Yeni doğan bir bebek düşünün; kalbinde hayatla bağını koparacak bir sorunla dünyaya geliyor. Onu hayata bağlayacak olan, kalbindeki sorunun giderilmesi. 1 milimetrelik bir iğnenin ucu kadar ince bir kataterin, iğneden birazcık daha geniş 1,3 mm’lik damarına girmesiyle hayat bulabilecek. Bebekler hayata bağlayacak bu yöntemin ismi, anjiyo. Üstelik son yıllarda anjiyo yönteminin kalp tedavisinde kullanım oranı da artıyor.
Öyle ki, 1 kilo doğan bebekten yetişkinliğe kadar açık ameliyat gerek kalmadan, anjiyo ile tedavi edilen binlerce çocuk var. İşte Doğumsal Kalp Hastalıkları Farkındalık Haftası nedeniyle, anjiyo yöntemiyle kalp tedavisi olan ve hayatına sağlıkla devam eden 1000. hasta ve onun gibi pek çok bebek ile aileleri, Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi’nde bir araya geldi. Çocuklar, “Süper kahraman” kostümlü ekipler, özel animasyon gösterileri ve danslarla doyasıya eğlendi. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Ödemiş, anjiyo tedavisiyle hayata bağlanan minik kalplerin tanı ve tedavi süreçleri hakkında bilgi verdi.

 

1 günlük bebeklere bile anjiyo yapılabiliyor


Doğumsal kalp hastalıklarının tüm doğumsal anomaliler içinde en sık rastlanan sağlık sorunu olduğunu belirten Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ender Ödemiş, yıllar içinde gelişen anjiyo yöntemi sayesinde artık 1 kilo doğan ya da 1 günlük bebeklerin bile açık ameliyata gerek kalmadan tedavi olabildiklerini belirtti.
Anjiyo yönteminin yeni doğan bebeklerdeki kalp anomalisi tedavisinde en sık kullanılan yöntemlerin biri olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ender Ödemiş, “Anjiyo işlemi sayesinde, 1 günlük ve sadece 1 kilo ağırlığındaki bebekler bile sağlıklarına kavuşabiliyorlar. O minicik bebeklere uygulanan bu yöntemde 1 milimetrelik ucu sahip bir katater yardımı ile bebeklerin 1,3 mm’lik damarlarından giriyoruz ve kalplerini tamir edebiliyoruz” dedi.
Prof. Dr. Ender Ödemiş, anjiyo yönteminin gelişmesiyle artık delik, damar darlıkları, kaçaklar, kalp kapak yetersizlikleri, kalp kapağı takılması gibi birçok operasyonun, açık ameliyata gerek kalmadan tedavi edilebildiğine dikkat çekti.

Prematüre bebeklere bile anjiyo yapılabildiğini söyleyen Prof. Dr. Ender Ödemiş, anjiyo yönteminin açık kalp ameliyatına göre çok daha konforlu ve komplikasyon riskinin daha az olduğunu belirterek, “Anjiyo yönteminde açık ameliyattaki gibi bir komplikasyon riski bulunmuyor. Bunun nedeni işlemin sadece iğne ucu kadar bir delikten yapılıyor olması. Bu sayede hasta erken taburcu olabiliyor. Bebeğin ameliyat olmadan böyle bir yöntemle sağlığına kavuşması, anne babaların da stres süreçlerini azaltıyor” diyor.

 

Kutlamanın en küçüğü


Çocukların, ailelerin ve doktorların bir araya geldiği kutlamaya; henüz 3,5 aylık olan en küçük anjiyo hastası Fırat Can Fırat ve ailesi de katıldı. Oğluna anne karnında “büyük arter transpozisyonu” (kalbin ana damarlarının ters olması) teşhisi konduğunu söyleyen anne Serap Durgun Fırat, hastalığın detaylı ultrasonda anlaşıldığını belirterek: “Fırat Can’ı rahatsızlığını 20 haftalık hamileyken öğrendik. Anne karnında konan tanı sayesinde hazırlıklıydık ve doğumdan 3 gün sonra ameliyata alındı. Oğlumuzun hiçbir ilaca bağımlı olmadan, kısıtlanmadan yaşamını sürdürebileceğini bilmek çok güzel bir duygu” dedi.

 

Anneler “kahraman bebek”lerini anlatıyor:


Henüz doğmamışken bebeklerinin kalp hastası olduğunu öğrenen ve hayatlarının en zorlu sürecini yaşayan anneler, tecrübelerini minik bebekleri için yazdıkları mektuplarla anlattı… Kalp sorununu öğrendiklerinde hayatları bir anda alt üst olan anneler; anne karnında konan teşhis ve doğum sonrası yapılan müdahaleler sayesinde bebeklerini şimdi sağlıkla kucaklarına alma öykülerini, 7-14 Şubat Doğumsal Kalp Hastalıkları Farkındalık Haftası kapsamında kaleme aldılar…

Fırat Can bebeğin annesi Serap Durgun Fırat:


3 günlük bebekken kalp ameliyatı oldu
“Daha doğmadan kalbinde sorun olduğunu duyduğumda üstüme bir şeylerin devrildiğini hissettim; bir çığ, bir deprem… Eşime baktım; ellerini uzattı, beni o yığının altından çıkarmak istercesine, ‘çaresi varmış ama’ dedi.”
Doğduktan 3 gün sonra kalp ameliyatı olan Fırat Can’ın annesi Serap Durgun Fırat bu sözlerle anlatıyor yaşadıkları zorlu dönemi. O, Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi’nde anjiyo olan ve sağlığına kavuşan 1000 çocuktan yalnızca biri… Türkiye’de her yıl 15 bin çocuk Fırat Can gibi doğumsal kalp hastalıklarıyla dünyaya gelirken, o anne karnında koyan teşhis sayesinde şimdi sağlıklı bir hayat sürebiliyor. Doğduktan 3 gün sonra geçirdiği anjiyo işlemi sayesinde sağlığına kavuşan ve hayata sıkı sıkıya tutunan Fırat Can, doğumsal kalp hastalıklarıyla dünyaya gelen çocukların yüzde 90’ı gibi şimdi normal bir hayat sürebiliyor.

Umut Muhammed’in annesi Zübeyde Ayhan:


“Doktorumuz doğmamış bebeğimize umut oldu”
Bebeğinin 5 aylık hamileyken kalp hastası olduğunu öğrenen Zübeyde Ayhan, doktorların oğluna çok az bir hayat şansı verdiğini ancak onların asla vazgeçmediğini şöyle anlatıyor: “Bebeğimin yaşam şansını çok zayıf buluyorlardı ve hemen aldırmam gerektiğini söylüyorlardı. Ancak biz renkli ultrasonda onun başparmağını gördükten sonra bunu asla yapamayacağımızı anladık. Ersin Hoca doğmamış bebeğimiz için bir umut ışığı yaktı ve doğumdan 3 gün sonra anjiyo yöntemi ile ilk ameliyatını oldu. Şimdi oğlumuz Umut Muhammet 3,5 yaşında ve son bir ameliyatı kaldı. Ersin Hocanın ellerinde olduğu sürece çok sağlıklı bir hayatı olacağına eminiz.”

Güneş’in annesi Bahar Emek:


“Güneş’imiz çok cesur bir kız!”
Bahar Emek de hamileliğe döneminde bebeğinin kalp hastası olduğunu öğrenenlerden… Bu haberi ilk duyduklarında yıkıldıklarını söyleyen Emek ailesi, sürekli kontrol ve gerekli müdahaleler ile şimdi 2 yaşında sağlıklı bir kız çocuğuna sahip olmanın mutluluğunu yaşıyor. Bahar Emek, kızları Güneş’in 1’inci yaş gününe 1 gün kala anjiyo olduğunu ve ameliyat sonrasında daha hareketli bir çocuğa dönüştüğünü belirterek kızının sağlığına kavuşmasını şöyle anlatıyor: “Güneş çok güçlü bir bebek. Hastalığı yüzünden yaşıtlarıyla arasında fark olur mu diye düşünürken büyüdükçe daha hareketli bir çocuk olduğunu görüyoruz. Kalbi dışında hiçbir sağlık problemi olmayan kızımız şimdi hayat dolu ve evimizin neşe kaynağı.”

Paylaş

Cevap Ver