Hamileler ve Emziren Anneler Dikkat

0
428

Akıp giden yılların yüzünüzdeki izleri olan çizgilerden, botoks ile kurtulabilirsiniz. Mimiklerin oluşturduğu çizgileri, çatık kaşlı ve kızgın bir bakış ifadesine neden olan kasların arasındaki çizgileri, alın ve göz kenarındaki çizgileri neştersiz güzellik yöntemi botoks ile silebilirsiniz. Ayrıca aşırı terlemeden muzdarip olanlar da botoks yöntemiyle rahatlayabilir.

Türkiye İş Bankası iştiraki Bayındır Söğütözü Hastanesinden Doç. Dr. Pınar Öztaş, tıpta yaygın kullanım alanına sahip neştersiz güzellik yöntemi botoks hakkında merak edilenleri yanıtladı:

Tip dünyasında hayli geniş bir kullanım alanına sahip olan botoks; botülinum toxin kelimesinden kısaltılmış, bilinen en güçlü nörotoksin olma özelliğini taşıyor. Şaşılık, göz kapağı hastalıkları ve çeşitli nörolojik hastalıklarda yararlanılan bir yöntem. Kozmetik alanında, özellikle yüzdeki kırışıklıkların giderilmesinde ve aşırı terlemehastalarında da kullanılır.

Normalde beynimiz, kaslarımıza sınır yolu ile elektriksel uyarılar göndererek kasılmalarını sağlıyor. Bu elektriksel uyarılar, sınır-kaş birleşim yerinde bulunan asetilkolin adı verilen bir madde aracılığı ile kaslarımıza ulaşıyor. Botoks; sinirler ile kaş arasındaki kavşakta, asetilkolin denen aracı madde salınımını engelleyip kası çalıştıracak sınır uyarımını keserek etkisini gösteriyor. Botoksun kaş üzerindeki bu felç etkisi geçici oluyor. Ayrıca ter bezleri üzerinde de ter salgılatacak sınır uyarısı etkisini engelleyerek terlemeyi azaltıyor.

ÇİZGİLER SİLİNSİN
Yüzdeki çizgilenmeler, mimik kaslarının yıllar boyunca çalışması sonucu ortaya çıkıyor. Mimik kaslarına botoks uygulanarak bu kasların hareketlerinin zayıflatılması, böylece hareket sırasında oluşan kırışıkların kaybolması sağlanabiliyor. Kasların arasındaki çizgiler, kişinin çatık kaşlı ve kızgın bir bakış ifadesine sahip olmasına neden olabiliyor. Alın ve göz kenarlarındaki çizgiler ise kişiye daha yaşlı bir görünüm veriyor. Botoks uygulaması ile bu görünüm azalırken, kasların da hafifçe kalkması sağlanıyor.

İKİ HAFTADA GELEN GENÇLİK
Botoks, iğneyle uygulanan bir yöntem. Ürün, uygun konsantrasyonda sulandırıldıktan sonra hastaya ince iğneler aracılığıyla uygulanıyor. İşlem sırasında veya hemen sonrasında hafif yanma hissedilebilir. İşlem öncesi ve sonrasındaki buz uygulamaları ile bu his azaltılabiliyor.
Etkisi 1 – 2 gün içerisinde başlar ancak etkinin en üst düzeye çıktığı dönem 7 – 14 gün. Bu sürecin sonunda küçük düzeltmeler de yapılabiliyor.

YILDA İKİ KEZ TEKRARLANABİLİR
Botoks etkisi için geçen süre 3 – 6 ay arası. Kaş işlevi bu süre sonunda geri dönüyor. İhtiyaç duyulursa yılda 2 – 3 uygulama yapılabiliyor. Yeniden uygulamak için gereken süre kişiden kişiye değişkenlik gösteriyor.

‘Bir kere botoks yapılınca hep yapılması gerekir’ şeklindeki söylentiler doğru değil tamamen isteğe bağlı olarak yapılabiliyor. Tercih etmeyen kişiler ise botoks uygulamasını tekrarlatmayabilirler. Zamanla botoks yaptırmadan önceki doğal yapılarına geri dönerler.

DURDUĞU YERDE TERLEYENLERİN İLACI BOTOKS
Botoks, ter bezlerine uygulandığında, ter bezleri ile sınır uçları arasındaki iletimi durdurularak, ter bezlerinin çalışmasını azaltıyor. Vücudun en çok terleyen bölgeleri, avuç içleri ve koltuk altı bölgesi. Aşırı terleme ve buna bağlı ter kokusu şikayeti olan kişilerin, terleyen bölgelerine botoks uygulandığında şikayetlerinde belirgin azalma sağlanıyor. Enjeksiyonla uygulanan bu yöntemde de etkinlik 7 – 14 günde olur ve istek üzerine tekrarlanıyor.

HAMİLELER VE EMZİREN ANNELER BOTOKS YAPTIRAMAZ
Gebelerde, emziren annelerde, Myastenia Gravis ve Eaton-Lambert Sendromu gibi bazı kaş hastalıklarında, aminoglikozid grubu antibiyotikler kullananlarda, pıhtılaşma bozuklukları olanlarda; uygulama alanlarında sorunlu kanamalara yol açabileceğinden botoks önerilmez.

Botoks sonrası görülebilen yan etkiler şöyle sıralanabilir: Yüz bölgesinde kullanımı sonrasında en sık morarma ve kızarıklıklar olabilir. Ayrıca baş ağrısı, gözkapağı düşüklüğü, çift görme, alt gözkapağının sarkması da nadir de olsa karşılaşılabilen yan etkilerdir.

Bayındır Sağlık Grubu Hakkında
Bayındır Sağlık Grubu’nun temeli, 1992 yılında o zamanki adıyla Bayındır Tıp Merkezi ile hizmet vermeye başlayan Bayındır Hastanesi’ne dayanmaktadır. İş Bankası iştiraklerinden olan grup, kısa sürede sağlık alanında referans kurumlardan biri haline gelmeyi başarırken, bunda, tam zamanlı çalışan deneyimli hekim kadrosunun yanı sıra, hedeflenen nitelikli hizmet anlayışını sağlamak için kurum tarafından özümsenen temel değerler de önemli rol oynamaktadır. Etik değerlere saygılı, kanıta dayalı tip ve hasta odaklı hizmet anlayışına sahip Bayındır Sağlık Grubu; Bayındır Hastanesi Söğütözü ile başlayan bu anlayışını kısa sürede Bayındır Hastanesi Kavaklıdere, Bayındır Hastanesi İçerenköy, Bayındır Tıp Merkezi Levent ve İstanbul’da sayısı 5’e ulaşan Bayındır Dış Klinikleri’nde de başarıyla uygulayarak, vermekte olduğu sağlık hizmetinin etki alanını genişletmiştir.

Paylaş