Midesinde Bomba İle Yaşamış

0
1963
mide
mide

 

82 yaşındaki Hüsnü Tunç, ne zaman başladığı ve ne zaman patlayacağı bilinmeyen karnındaki anevrizmayla yaşamını sürdürüyordu. Kendisi bu gerçeği, ta ki karnındaki şişlik ve artan bel ağrısı şikayetleriyle doktora gittiğinde öğrenecekti. İlerleyen yaşı, zayıf kalbi ve geçirdiği ameliyatlar ne açık, ne de kapalı ameliyatı mümkün kılıyordu. O da son çare olarak Acıbadem International Hastanesi doktorlarından Kardiyovasküler Cerrrahi Uzmanı Doç. Dr. Faruk Hökenek ve Kardiyoloji Uzmanı Dr. Egemen Duygu’ya ulaştı. Ve içi su dolu bir balon gibi gün geçtikçe büyüyen damarı, ‘Endovasküler Aort Tamiri’ adı verilen operasyonla söndürüldü. İşte 82 yaşında yeniden hayata dönen Hüsnü Tunç’un iyileşme öyküsü…

10 yıl önce yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle midesinin dörtte üçü ve kalın bağırsağının tamamı alınan Hüsnü Tunç, iki yıl önce karnında bir şişlik hissetti. Her geçen gün daha da artan şişlik; kilo artışı, bel ağrısı ve nefes darlığına sebep oluyordu. Doktora gittiğinde, karnında patlamak üzere olan bir damar balonu(anevrizma) olduğunu öğrendi. Hem de 8 cm büyüklüğünde! Ameliyatla anevrizması giderilebilirdi ancak doktorlara göre, gerek açık gerekse kapalı ameliyat çok riskliydi. Sonra başka doktor arayışına başladı ve Acıbadem International Hastanesi Kardiyovasküler Cerrrahi Uzmanı Doç. Dr. Faruk Hökenek’e başvurdu.

Doç. Dr. Faruk Hökenek, Hüsnü Tunç’un yüksek tansiyon hastalığıyla kendilerine geldiğini söyleyerek, “Yüksek tansiyon damar içi basıncı artırdığından bu tür hastalarda anevrizmaya daha sık rastlayabiliyoruz. Ayrıca hastamız ileri yaşta, genel kondisyonu oldukça düşük, kalp yetersizliği olan, akciğeri zayıf ve karın ameliyatı geçirmiş bir hastaydı. Bu nedenlerden ötürü açık ameliyat çok yüksek risk taşıyordu. Öte yandan ameliyatsız tedaviye de uygun değildi. Çünkü aort damarıyla balonlaşma olan bölgenin arasında neredeyse yüzde 90 derecelik riskli bir açı saptanmıştı. Yine de ameliyat edilmesi gerekiyordu. Bu ameliyatı yapmazsak karnındaki saatli bomba her an patlayabilirdi” diyor.

Balon nasıl söndürüldü?
Doç. Dr. Faruk Hökenek’in ameliyatı birlikte yaptığı Dr. Egemen Duygu ise; “Yaptığımız değerlendirmeler sonucu ‘Endovasküler aort tamiri’ uygulamaya karar verdik. Bu işlem bir saat gibi kısa sürüyor. Ölüm ve komplikasyon riski, cerrahi müdahaleye göre çok daha az ve hastanede kalma süresi daha kısa… Sonuç çok başarılı oldu. Aorttaki balonlaşma pıhtılaştı ve tamamen ortadan kayboldu.”
‘Endovasküler aort tamiri’ ile ilgili daha detaylı bilgi veren Dr. Duygu, “Uyguladığımız işlemde iki kasık damarından giriyoruz ve genişlemenin başladığı yerden genişlemenin bittiği yere kadar içinde metal konstrüksiyonu olan sentetik bir hortum yerleştiriyoruz. Böylelikle balonlaşmayı hastanın dolaşımından ayırıyoruz ve patlama riskini ortadan kaldırıyoruz” diyor.

Ameliyattan sonra çok daha enerjiktim
82 yaşındaki Hüsnü Tunç, ameliyat öncesine kadar çabuk yorulan ve evden pek çıkmayan bir hastayken ameliyatın üzerinden dört gün geçmesine rağmen kendisini enerjik hissettiğini belirtiyor. Rahatsız olduğu günler iştahının kesildiğini, başının döndüğünü ve şiddetli bel ağrıları çektiğini söyleyen Tunç, ameliyattan beş gün sonra taburcu olurken kendisini fazlasıyla dinç hissetmiş: “Eve giderken dördüncü kata kadar kendim çıktım. Akşam olunca dışarı çıkıp gezmek bile istedim.”

Belirtileri ileri dönemde ortaya çıkıyor
Karında meydana gelen anevrizmanın en sık görülen belirtisi; bel ağrısı olarak ifade ediliyor. Çünkü damar çapındaki artışa bağlı olarak omurgada oluşan baskı, bel ağrılarına yol açıyor. Ancak belirtilerin çok ileri dönemde ortaya çıktığını vurgulayan Doç Dr. Hökenek, görülebilecek diğer belirtileri şöyle sıralıyor: “Ayrıca çok ileri dönemde anevrizma toplardamara bası yaparsa, bacaklarda şişme görülebiliyor. Veya balonlaşma içindeki pıhtılar, aşağıdaki damarları tıkarsa parmak damarlarında morarma gibi şikayetler olabiliyor.”

Ani ölüm sebebi
Bir damar hastalığı olan ve en sık karın bölgesinde görülebilen anevrizma; özellikle yüksek tansiyonu olan, ileri yaştaki hastalarda ani ölümlere neden olabiliyor. 65 yaş üzerindeki hastaların yüzde 10’unda görülebilen karın anevrizması, patladığı zaman hasta hastaneye yetişemeyebiliyor. Yetişse dahi hayatta kalma oranı yüzde 40 olarak ifade ediliyor. Tomografiyle takip edilebilen anevrizmalarda yaklaşık 6 ayda bir 0,5 cm üzerinde büyüme görülüyorsa, her an patlayabileceği için müdahale edilmesi gerektiği belirtiliyor.

Paylaş