Kolajen Nedir?

0
14

Kolajen Nedir?

Vücudun ana yapısal proteini olan kolajen, insanlarda ve diğer tüm memelilerde proteinin yüzde 25 ila 35’ini oluşturur. Arginin, glisin, hidroksiprolin ve prolin amino asitlerinden oluşur. Amino asitler ise karbon, hidrojen ve oksijen elementlerinden oluşur.

Kolajen, hayvan dokularının yapısını oluşturmaya yardımcı olan biyolojik hücreler olan fibroblastlar tarafından üretilir. En yaygın bağ dokusu tipi olan fibroblastlar da yaraların iyileşmesinde rol oynar.  Sığır, at ve domuz kaynaklarından elde edilen kolajen sargıları, iyileşmeye yardımcı olmak için yaralara (örneğin yanıklar, kesikler, lezyonlar, vb.) yerleştirilebilir. Ayrıca bağların, kasların, tendonların lifli dokularında da bulunur. Kan damarlarını, mesaneyi, sindirim sistemini, kalbi, böbrekleri ve safra kesesini oluşturan dokular kolajen içerir. Saç ve tırnaklar çoğunlukla kolajendir.

Bazı kolajen fibrilleri (kolajen moleküllerinin ince, uzun düzenlemeleri) çelikten daha güçlüdür. İleri yaş, sigara içme ve UV ışığına maruz kalma gibi faktörlerden dolayı vücutta kolajen seviyeleri düşer. 

Toplamda beş tip kolajen vardır:

  1. Kemik, organlar, cilt, tendon, vasküler (tip I, vücudun toplam kolajeninin % 90’ından fazlasını oluşturur).
  2. Kıkırdak (gırtlakta, solunum yolunda, eklem ve kulak kısımlarında bulunan esnek doku).
  3. Ağ şeklinde (retiküler lifler).
  4. Bazal lamina (dört tip hayvan dokusundan biri olan epitelyumu destekleyen hücresel dolaşım).
  5. Hücresel yüzeyler, saç kökleri ve plasenta.

Kolajenin Görevi

Kolajenin en önemli görevi, bir çeşit “tutkal” olarak vücudu bir arada tutmaktır. Örneğin, derideki kolajen, iç veya dış ortamdaki değişikliklere uyum sağlamak için esneklik sağlar. Cilde esneklik vermenin yanı sıra bakteri, patojen ve toksinlerin emilimini engelleyerek bizi korur.

Kolajen için iki temel kullanım alanı vardır: kozmetik ve tıbbi. Vücudumuz kolajeni parçalayabilir, dönüştürebilir ve emebilir. 

Kolajen Eksikliğinin Belirtileri

 

  • Gözlerin ve yüzün çökmesi

 

Yaşlanma, vücudumuzun doğal, parlak görünümün solmasına neden olur. Kolajen kaybının birincil nedenlerinden biri yaşlanmadır. Kolajen eksikliğinin bir sonucu olarak, gözlerin altındaki alanın daha içi boş ve koyu göründüğünü fark edebilirsiniz. Yanaklar da incelmeye başlayabilir.

 

  • Eklem ağrısı

 

Eklemlerdeki uzun kemiklerin uçlarını kaplayan kauçuk benzeri doku olan kıkırdak, çok fazla kolajenden oluşur. Bu bölgelerdeki kolajen kaybı, eklem ağrısına neden olabilmektedir. Kolajen tükenmesi ayrıca, ligamanların ve tendonların hareketlerini de engelleyebilir.

 

 

  • Kas ağrıları

 

Vücudumuzun kolajen tedarikinin çoğu, kasları iskelet sistemimize bağlayan bağ dokumuzdadır. Kolajen azaldıkça, bu bağlantılar zayıflar. Bu da kas ağrıları gibi komplikasyonlara neden olabilir.

 

 

  • Kan akışı ile ilgili rahatsızlıklar

 

Kolajen eksikliği sebebiyle kan akışını düzenleyebilen kan damarlarının duvarlarında azalma meydana gelir. Kan akışındaki rahatsızlıklar göğüs ağrısı, baş dönmesi, halsizlik ve sık görülen baş ağrıları gibi semptomlara neden olabilir.

 

  • Selülit

 

Selülit, cildin altındaki yağ tabakası bağ dokusu yukarı itildiğinde, çukurlu veya topaklı bir görünüm oluşturduğunda ortaya çıkar. Kolajen kaybı cildin elastikiyetinin bir kısmını kaybetmesine neden olur, bu da selülit oluşumuna neden olabilir.

 

  • Ciltte kırışıklık

 

Kolajen cilt yapısından sorumludur. Bu nedenle kolajen eksikliğinde cilt elastikiyetini ve sıkılığını kaybeder ve genellikle kırışıklıklar ortaya çıkar.

 

Paylaş